WHEN I went home, my mother was outside. (Eve gittiğimde annem dışarıdaydı.)

I was watching television WHEN he called me. (O beni aradığı zaman televizyon izliyordum.)

WHEN it started raining, we were waiting for bus. (Yağmur yağmaya başladığında otobüs bekliyorduk.)

WHEN she saw me, I was going to the cinema with my friends. (O beni gördüğünde, arkadaşlarım ile sinemaya gidiyordum.)

She was driving Ankara, WHEN she had an accident. (O kaza yaptığında, Ankara’ya gidiyordu.)

WHILE I was going to the school, I saw my uncle. (Okula giderken, amcamı gördüm.)

WHILE my mother was washing the dishes, the phone rang. (Annem bulaşıkları yıkarken telefon çaldı.)

The teacher came WHILE the students were running in the classroom. (Öğrenciler sınıfta koşarken öğretmen geldi.)

WHILE I was doing my homework, my brother went outside. (Ben ödevimi yaparken, kardeşim dışarıya çıktı.)

I was doing my homework WHEN my brother went outside. (Kardeşim dışarıya çıktığı zaman ödevimi yapıyordum.)

WHEN I knocked the door, you were watching tv.
(Kapıya vurduğumda tv izliyordun.)

WHILE I was doing my homework, my friend rang the bell.
(Ödevimi yaparken arkadaşım zili çaldı.)

When and While

Past Continuous Tense cümlelerinde “when” ve “while” bağlaçları sıkça kullanılır. Bu yüzden zamanı doğru kullanabilmek için bu bağlaçların kullanımlarının iyi öğrenilmesi önemlidir.

When ve While bağlaçlarının Past Continuous Tense cümlelerinde kullanımları genellikle şu iki formül ile açıklanabilir.

- when + simple past tense

- When I saw him, he was playing tennis. (Onu gördüğümde tenis oynuyordu.)

- when / while + past continuous tense

- When / While I was playing football, I broke my leg. (Futbol oynarken bacağım kırıldı.)

When ve While bağlaçlarının kullanımıyla ilgili genel kurallar aşağıda verilmiştir.

► Geçmişte devam etmekte olan bir eylem sırasında bir başka eylem olmuş ve devam eden eylemi bölmüşse, bu durum hem when, hem de while bağlaçları kullanılarak ifade edilebilir.

- I was eating dinner when the guests arrived. (Konuklar geldiğinde yemek yiyordum.)

- I hurt my leg while I was playing football. (Futbol oynarken bacağımı incittim.)

WHEN

► “When” ile kurulmuş bir zarf cümleciği (adverbial clause), genellikle temel cümledeki (main clause) eylemin devam etmekte olduğu zamanı açıklar. “Bir eylem olduğunda bir başka eylem oluyordu” biçiminde bir anlam taşır. Bu nedenle “when” in bağlı bulunduğu cümlede Simple Past, temel cümlede ise Past Continuous kullanılır.

- When he came in, I was studying. (O içeri girdiğinde, ben ders çalışıyordum.)
adverbial main

- I was reading when he came in. (O geldiğinde, ben kitap okuyordum.)

- When I went out, it was snowing. (Dışarı çıktığımda kar yağıyordu.)

- They were arguing when I entered the room. (Odaya girdiğimde, tartışıyorlardı.)

When bağlacının yukarıdaki cümlelerde kullanılışı, “When + Simple Past, Past Continuous” şeklinde formülize edilebilir.

► “When” arka arkaya yapılmış eylemleri anlatmak için de kullandır. Bu durumda her iki cümle de Simple Past Tense ile kurulur.

- When he arrived, we went into the cinema. (O gelince, sinemaya girdik.)
(Önce o geldi, sonra biz sinemaya girdik.)

- When he left work, he got on a bus and went home. (İşten çıkınca, otobüse binip eve gitti.)

- When the teacher asked a question, I raised my hand. (Öğretmen soru sorunca, elimi kaldırdım.)

When bağlacının yukarıdaki cümlelerde kullanılışı, “’When + Simple Past, Simple Past” şeklinde formülize edilebilir.

► “While” bağlacı genellikle, temel cümledeki eylem sırasında devam etmekte olan bir başka eylemi anlatmak için kullanılır. Bu nedenle, “while” in bağlı bulunduğu cümle Past Continuous, temel cümle ise Simple Past’dır.

- While I was studying, he came in. (Ben ders çalışırken o geldi.)
adverbial main

- I left home while my parents were sleeping. (Annem babam uyurken evden çıktım.)

I took a photograph while you weren’t looking. (Sen uyurken, fotoğraf çektim.)

While bağlacının yukarıdaki cümlelerde kullanılışı, “While + Past Continuous, Simple Past” şeklinde formülize edilebilir.

NOTE: Bu tür cümlelerde “while” yerine “when” kullanmak da mümkündür, ancak “while” kullanımı daha yaygındır.

- When/While I was walking home from work, I bumped into an old friend on the street.
(İşten eve doğru yürürken, caddede eski bir arkadaşımla karşılaştım.)

- Yesterday, a stray dog was nearly hit by a car when/while it was crossing the street.
(Dün bir sokak köpeği karşıdan karşıya geçerken az daha bir arabanın altında kalıyordu.)

► “While” cümleciği, temel cümledeki eylemle aynı anda olan bir eylemi anlatmak için de kullanılır. Bu durumda her iki cümle de Simple Past Tense ile kurulur.

- I sang while I washed the dishes. (Bulaşıkları yıkarken şarkı söyledim.)

- She watched me while I made the cake. (Ben kek yaparken o beni izledi.)

- I waited outside while she had an interview. (O görüşme yaparken ben dışarıda bekledim.)

While bağlacının yukarıdaki cümlelerde kullanılışı, “While + Simple Past, Simple Past” şeklinde formülize edilebilir.

► “While” birbirine paralel devam eden iki eylemi anlatmak için de kullanılır. Bu durumda her iki cümlede de Past Continuous Tense kullanılır. “While”ın bu biçimde kullanımıyla genellikle yakınma, içerleme gibi duygular ifade edilir.

- While the teacher was lecturing, the students were talking among themselves. (Öğretmen ders anlatırken öğrenciler kendi aralarında konuşuyorlardı.)

- I was studying while everybody at home was sleeping. (Evde herkes uyurken ben ders çalışıyordum.)

While bağlacının yukarıdaki cümlelerde kullanılışı, “While + Past Continuous, Past Continuous” şeklinde formülize edilebilir.

► While ile aynı anlamda kullanılan diğer bağlaç “as” dir.

- While/As I was coming here, I ran into an old friend. (Buraya gelirken eski bir arkadaşa rastladım.)

- I had a look at the old magazines while/as I waited at the doctor’s. (Doktorda beklerken, eski dergilere bir göz attım.)

► “Just as”, daha vurgulu bir anlatımdır.

- The postman came Just as I was leaving home. (Tam ben evden çıkarken, postacı geldi.)

- Just as I sat down at the table, the phone rang. (Tam masaya oturdum ki telefon çaldı.)

Bir Başka Anlatım;

•İngilizce WHEN (-dığında, -dığı zaman), WHILE (-iken, -yorken) Konu Anlatımı:
•Bazı geçmiş zaman cümlelerinde hep past tense i, hem de pastcontinuous tense i kullanmak zorunda kalabiliriz. Past tense ile geçmişte olanve biten bir olayı, past continous ta ise geçmişte belli bir zaman dilimndedevam etmiş olayları anlatıyorduk. Bazı cümlelerde bu iki zamanı da kullanmakzorunda kalabiliriz, geçmişte bir olay devam ederken başka br olay olmuşolabilir. Mesela:

- Dün gece İngilizce çalışırken elektrikler kesildi, ya da
– Dün gece elektrik kesildiği zaman, İngilizce çalışıyordum.

Bu cümlelerde, bir olay devam ederken yani İngilizce çalışma, başka bir olayolmuştur, yani elektrik kesilmiştir. İngilizce çalışmak belli süre devam edenbir iş olduğundan o cümleyi past continuous ile, elektriklerin kesildiğinisöylediğimiz cümleyi ise past tense ile anlatmamız gerekmektedir.

Böyle geçmişte, bir cümlede iki zamanı da kullanabilmek için bu iki ayrıcümlenin birbirine bağlanması gerekmektedir. Bunun için de WHEN ve WHILE kullanılmaktadır.
* WHEN : Anlatılan olayda zaman, ya da -de,-da anlamlarına gelmektedir.

- When I went home, my mother was outside. (Eve gittiğimde -gittiğim zaman-annem dışardaydı.)
– I was watching television when George called me. (George beni aradığı zamantelevizyon izliyordum.)

* When in anlamından sonra bilinmesi gereken diğer nokta, kullanılışıdır. Whenden sonra gelen cümle kesinlikle past tense olmak zorundadır. Sürekli zamandanönce when kullanamayız. Cümlenin anlamına da bakıldığında when in past tenseten önce kullanılmasının ne kadar anlamlı olduğunu görebilirsiniz. Buhatırlatmadan sonra örneklerimizi çoğaltabiliriz.

- When it started raining, we were waiting for bus. (Yağmur yağmayabaşladığında otobüs bekliyorduk.)
– When she saw me, I was going to the cinema with my friends. (O beni gördüğünde,arkadaşlarım ile sinemaya gidiyordum.)
– Nilay was driving Ankara, when she had an accident. (Nilay kaza yaptığında,Ankara”ya gidiyordu.)

*When in kullanıldığı cümlenin cümlenin başında ya da ortasında olması önemlideğildir, anlam değişmez, sadece when in past tense kullanılan cümleden öncekullanılması gerekmektedir.

* WHILE : Geçmişte belli bir zamanda sürekli olarak meydana gelen olaylarıanlatırken kullanılır. -iken anlamına gelir.- While I was going to the school,I saw my uncle. (Okula gidiyorken -giderken-, amcamı gördüm.)
– While my mother was washing the dishes, the phone rang. (Annem bulaşıklarıyıkarken telefon çaldı.)
-The teacher came while the students were running in the classroom. (Öğrencilersınıfta koşarker -koşuyorken- öğretmen geldi.)

* Böyle geçmişte biri olup biten, diğeri devam eden iki olayı anlatırken,cümlemizde ya when ya da while kullanırız, ikisi de aynı anda aynı cümledekullanılamaz. Ama cümlelerde when de kullansak, while da kullansak anlamda birdeğişme olmaz.

- While I was doing my homework, my brother went outside. (Ben ödevimiyaparken, kardeşim dışarıya çıktı.)
– I was doing my homework when my brother went outside.(Kardeşim dışarıyaçıktığı zaman ödevimi yapıyordum.)

- My brother went outside, while I was doing my homework.
– When my brother went outside, I was doing my homework.

** Aynı olayı dört şekilde anlatabildik. Ya when kullandık, ya da while. Whilekullanılan cümleyi hem başta hem sonda kullanabiliriz, when i de aynı şekildeister cümlenin başında ister sonunda kullanabiliriz. Cümlenin anlamında hiç birdeğişiklik olmaz.
** Sadece zamanlara dikkat edilmesi, when den sonra gelecek cümlenin past tense, while dan sonra ise past continuous tense olması gerekmektedir.

Bir Başka Anlatım;

When / While Konu Anlatımı
Geçmiş zamanda birbiri ardına gerçekleşen olayları when ve while bağlaçlarını kullanarak anlatabiliriz.
When
Anlamı ”-dığında” demek olan bu bağlaçtan sonra simple past tense (di’li geçmiş zaman) kullanırız.
İki ayrı cümleyi birbiri ile bağlar.
When bağlacında sonra gelen cümledeki fiil asla süreklilik göstermez. Ama ikinci kısımdaki fiil continuous tense olabilir.
Bu bağlaç cümlenin başında ya da ortasında kullanılabilir.

When + simple past tense , past continuous tense
When + simple past tense , simple past

Past continuous tense when simple past tense
simple past tense when simple past tense

examples:

- When I saw my brother , He was eating chocolate.
(Kardeşimi gördüğümde, çikolata yiyordu.)
Aynı cümle de ikinci cümlemiz süreklilik bildirmeyen bir fiildende oluşabilirdi.
– When I saw my brother, he fell his books.
( kardeşimi gördüğümde , o kitaplarını düşürdü.)

While
Anlamı ”-yorken” olan bu bağlaç past continuous tense ile birlikte kullanılır.
Geçmişte belirli bir süre devam eden olayları ifade ederken kullanıırz.
Bu bağlaç cümlenin başında ya da ortasında kullanılabilir.
Bu bağlaçtan sonra her zaman past continuous tense gelir , ikinci cümle simple past ya da yine past continuous tense’ ten oluşabilir.
examples:

- While I was listening to music, she called me.
(Müzik dinliyorken, o beni çağırdı.)

- While I was listening to music , she was reading the book.
( ben müzik dinliyorken, o kitap okuyordu.)

While + past continuous tense, simple past tense
while + past continuous tense, past continuous tense

past continuous tense while past continuous tense
simple past tense while past continuous tense